Değerlendirmenin odağı

Velayet uyuşmazlığında temel mesele, ebeveynlerden hangisinin haklı olduğunu ilan etmek değil, çocuğun sağlıklı gelişimini sağlayacak düzenin kurulmasıdır. Bakım sürekliliği, eğitim, sağlık, güvenlik ve çocuğun sosyal çevresi birlikte değerlendirilir. Ebeveynlerin gelir düzeyi önem taşıyabilse de tek başına sonucu belirleyen bir ölçüt olarak kabul edilmemelidir.

Somut bilgi ve uzman incelemesi

Çocuğun günlük bakımının nasıl yürütüldüğü, okul ve sağlık ihtiyaçlarının kim tarafından karşılandığı somut belgelerle ortaya konulabilir. Gerekli durumlarda uzman değerlendirmeleri alınır. Çocuğun yaşı ve olgunluğuna uygun biçimde görüşünün değerlendirilmesi de önemlidir. Çocuk, taraflar arasındaki çekişmede bilgi taşıyan veya baskı altında tercih yapması beklenen kişi haline getirilmemelidir.

Kişisel ilişkinin kurulması

Velayeti kullanmayan ebeveyn ile kişisel ilişki, çocuğun ebeveyniyle bağını sürdürebilmesine hizmet eder. Takvim hazırlanırken okul düzeni, mesafe, yaş ve sağlık koşulları dikkate alınmalıdır. Nafaka ödemesi ile kişisel ilişki ayrı yükümlülük ve hak alanlarıdır; aralarında kendiliğinden bir şart ilişkisi kurulmamalıdır. Güvenlik riski varsa uygun koruyucu tedbirler ayrıca değerlendirilir.

Koşullar değiştiğinde

Karardan sonra ortaya çıkan önemli değişiklikler velayet veya kişisel ilişkinin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Ancak her anlaşmazlık bu sonucu doğurmaz; değişikliğin çocuğa etkisi gösterilmelidir. Ebeveynler arası iletişimin kayıtlı, ölçülü ve çocuğun ihtiyaçlarına odaklı yürütülmesi, kararın uygulanmasını kolaylaştırır ve çocuğun çatışmaya maruz kalmasını azaltır.

Kaynaklar ve hukuki dayanak